Zihin Fırtınası


Zihinmizde anlık olarak birçok düşünce oluşur. Fırtınada uçuşan yapraklar gibidirler. Peşlerinden koşup yakalamaya çalışsak da birkaç tanesine belki yetişebiliriz.

Beynimizin işlevlerinden birinin problem çözmek olduğunu, çevremizdeki problemlerin de sayıca fazla olduğunu düşünürsek, bu durumu biraz anlayışla karşılayabiliriz.

Her birimizin hayatında bir çok etken var. Bunlardan bazıları; sevgili, eş, çocuk, kardeş, anne, baba, diğer akrabalar, arkadaşlar, doğum günü, yıl dönümü, sevgililer günü, hediye, tatil planları, alışveriş, maaş, faturalar, borçlar, ev, ev sahibi, araba ve giderleri , trafik durumu, dikkatsiz sürücüler, toplu taşıma ile yolculuk, dengesiz insanlar, enflasyon, zamlar, kariyer, iş, iş ortamı, patron, emeklilik, siyaset, seçimler, gazete, dergi, televizyon, sosyal medya, yemek, sağlıklı yaşam, verilmesi gereken kilolar, kıyafet, moda…

Sayıca fazla gelmiş olabilir fakat bunlar ilk aklıma gelenler. Daha binlercesi mevcut.

Marketlerde de binlerce ürün mevcut. Ürün dizilimi ise algoritmiktir. Yan yana duran ürünler genel olarak en çok birlikte satılan ürünlerdir. Örneğin, makarna almak için rafa gittiğinde akıllıca yerleştirilmiş ketçap ve mayonezi görürsün.

Zihnimizdeki düşünceler de birbiriyle bağlı fakat daha karmaşıktır. Düşün ki, makarna almaya giderken ketçabı gördün. Ketçabı almaya giderken de mayonezi. Mayonezi almaya giderken ise turşuyu gördün. Sonuç olarak sadece turşu alıp eve dönebilirsin.

Örneğim biraz abartılı gelmiş olabilir fakat gerçek hayattan bir örnek ile ne demek istediğimi daha iyi göstereceğim.

Duşa girdiğini düşün. Sıcak su, açar açmaz geldi. Çok sevindin çünkü eski evde birkaç dakika beklerdin. Bu evi tercih ettiğin için kendinle gurur duydun. Tebessümle ile birlikte kira, aidat ve faturaların biraz fazla olduğu aklına geldi fakat değer diye düşündün. Hem harcayamadıktan sonra ne işe yarardı ki para. Gülümsedin çünkü sen her şeyin en iyisini hakediyorsun. Ama neredeyse maaşının yarısı… Hafiften enayi gibi hissettin. Aslına bakarsan, şirkette de işler yolunda değil. Eğer şirketten ayrılırsan ne kadar süre masraflarını karışılayabilirsin? Sevgiline yaz tatili sözü de verdin… Hem de evlenme teklifi edeceksin. Bir de yüzük almak gerekecek tabi. Takım elbise, çiçek, çikolata, araba süslemesi. Patrondan avans istesen verir mi? O da çok agrasif bu aralar.  Her an kabağı kırabilirsiniz. İş bulmak da zor. Hadi diyelim buldun. Peki iş ortamına uyum sağlamak kolay mı? Gelen gideni aratır derler.

Duştan çıktın, hazırlandın. Saatin geç olduğunuz farkedip hızlıca  sokağa attın kendini. Yetişmek için metroya koştun fakat bir dakika ile kaçırdın. Duşta çok vakit kaybettiğin için kendine sinirlendin. Gerekesiz koşmuş oldun. Boşu boşuna yoruldun, terledin. Ter demişken, deodorant sıkmadan çıktığını hatırladın. Aslında, sıkmadın değil sıkamadın çünkü  bitmişti. Marketen yenisini alırım diye düşündün fakat alınması gereken çok fazla şeyin olduğu geldi aklına. Daha ekonomik yaşamak için daha uygun bir eve çıkman gerektiğini farkettin. Eve taşındığına pişman oldun.

Düşüncelerini sıcak su tetikledi fakat sonuç olarak yeni bir eve çıkmaya karar verdin.

Rastgele oluşan her düşüncenin peşinden gidersen, Arif’in golünü arken Youtube da kaybolan arkadaş gibi olursun.

Meditasyon, bu durumun üstesinden gelmek için ihtiyacın olan şey. Hem ücretiz hem de kendi kendine yapabileceğin bir aktivite.

Nereden başlayacağını bilmiyorsan Nereden Başlamalısın? isimli yazımı okumanı tavsiye ederim.

Zaman kaybetmeden ilk egzersize geçmek için ise Çikolata ile Farkındalık Ezgersizi isimli yazımı okuyabilirsin.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *