Satranç Haram Mı?


Google’ın arama istatistiklerini incelerken “satranç haram mı” anahtar kelimesinin varlığı çok ilgimi çekti. Detaylı olarak incelediğimde ise satranç neden haram, satranç oynamak caiz mi ( satranç oynamak haram mı, satranç caiz mi, satranç hadis, diyanet satranç, satrançla ilgili hadis, satranç ile ilgili hadis, satranç haram mı diyanet, satranç haram) vb. şekilde gibi aramalarla binlerce insanın soru işaretlerini gidermeye çalıştıklarını gördüm.

Konunun çıkış kaynağını bulduğumda pek de şaşırmadım açıkçası. Cübbeli Ahmet‘in 2017’deki bir sohbetinden etkilenmiş insanlar.

Bu adamı ciddiye aldığım için değil fakat ortaya attığı argümanın günümüzde hala etkisini sürdürmesinden dolayı bu yazıyı yazma gereği duydum.

İlgili video’da ne söylediğine biraz daha yakından bakalım.

“Satranç tavladan da kumardan da beter.”

İnsanların evini, arabasını, kısacası tüm varlığını kaybedebildiği bir şeyden de betermiş.

“Ateşi tutmak daha hayırlı” diye de ekliyor.

“Satranç oynayan kişi insanların en yalancısı.”

“Oynayanlara ölürken kelimei şehadet nasip olmayabilir.”

“Satranç oynayan lanetlenmiştir.”

“Tavla,satranç oynayanlara bakmak için yanlarına oturanların bütün sevapları silinir.”

“Oynayana bakan da domuz eti yiyen gibidir. “

“Oyun, eğlence zamanında değiliz diyor hadisi şerifler. Dünya eğlence yeri değil yani.” diye de bitiriyor sözlerini.

“Peki ya hoca hazretleri, sen jet-ski’ye neden bindin?” diye sormazlar mı adama. Sordular tabi…

Cevap olarak denize girmeye pek de müsait olmayan bir yerde açıkta denize girmek için bindiğini söyledi. Şunu da ekledi; “Gemi tutacak halimiz yok kaç bin euroya.”

Yıl 2006’dan 2018’e geldiğinde beyimiz artık gemiye binecek duruma gelmiş olsa gerek ki, ailesiyle yata binerken objektiflere yakalandı.

“İnsanlara yılbaşında televizyon izlemeyin. Dünya eğlence yeri değil” der fakat damadı Fenerbahçe, Galatasaray gibi büyük takımların binlerce kişinini birlikte eğlendiği şampiyonluk kutlamalarını organize eder. (Bknz. referanslar)

“Lüksten kaçının.” der fakat kızının düğünü 5 yıldızlı Four Seaons İstanbul Bosphours Otel’de gerçekleşir.

Oğlunun Dolce & Gabbana ayakkabılarına, Emporio Armani jean pantolonuna, Burberry montuna ne demeli peki?

Menzil şeyhinin 2 milyon 813 bin liralık Mercedes’ini eleştirenlere de esip gürlemişti.

“Yok Mercedes’e binmiş, cipe binmiş… Şerefsizler! Adam nereye bindi, indi sana ne.”

“Adam sağlam bir arabaya binebilir. İyi bir ata binmiyor muydu Sahabe-i Kiram? En iyi deveyi almıyor muydu Sahabe-i Kiram? Yola gidiyor kardeşim, tenekeyle mi gidecek?”

Tenekeye binsin demiyor kimse fakat 2 milyon 813 TL den bahsediyoruz. Bu parayla teneke fabrikası kurulur.

Kendi de Lincoln ve Porsche ciplere bindiği için halden anlıyor tabi.

Hani yeri geldiği zaman derler ya “millet uzaya çıkıyor biz hala neler ile uğraşıyoruz…” Şaka gibi fakat uzay araştırmaları hakkında da yorumu da var efendinin…

“Marsta su var mı, Merih’te et var mı, öbür tarafta but var mı, manyak manyak işler yahu”

“Ben sana  söyleyeyim sen oraya çıkamadan dünya kopacak masrafa değmez,  70 milyar  dolar, 100 milyar dolar. Ver bana 100 bin dolar ben sana hepsini  söyleyeyim, ne cahil adamsın”

“Ne cahil adamsın.” derken NASA’yı bir bilim insanı zannetmiş sanırım.

Bu söylediklerine çok şaşırmamak lazım ki “İyi ki okumamışım!” diyen de kendisidir.

17 Ağustos depreminden sonra “Mevlam zina yuvalarını vurdu” diyen de kendisi.

Depremlerde yıkılan camilere de cevabı var.

“Camilerde zerre çatlak olmasaydı. Herkes ne diyecekti. ‘Oğlum bunun artık Allah’ın işi olduğu kesin…’Mevla da öyle dedirtmemek için arada bir kaç cami yıktı.”

Allah’ın düşünme biçimini yorumluyor…

Biraz daha ileri giderek aşağıdaki sözleri söylüyor.

“Ne dualar yapılmış o gece. Yoksa Allah gazaba geldi küllüm gidecek…” Allah öfkelenmiş!

“İstanbul’un sahipleri var. Dostlar var. Sahabe var. Ama ne zamana kadar? Diyorlar ki ‘İstanbul halkı tövbe etsin. İstanbul zor tutuyoruz.’ “

“Eğer bütün millet isyana dönerse, o dostlar da ne yapar? İstanbul’u verirler. Al Yarrabi ne yaparsan yap!”

Yuh artık… Ne yaparsan yap!

İnançlı insanlar bu adama nasıl tahammül ediyor? Gerçekten hayret ediyorum…

Yine bir yazısında anlatıyor: “Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir Müslümanın hırsızlık yapabileceğini, zina edebileceğini ancak yalan söyleyemeyeceğini buyuruyor.”

2011 yılındaki bir video‘da ise yazının başında satranç için söylediklerinin tam tersini söylüyor, hatta övüyor.

“Paralı olmamak şartıyla zeka geliştirici oyunlara izin verilmiştir. Tavla ve okey’in zeka geliştirecek bir tarafı yok. Satranç gibi şeylerde biraz zeka meselesi var.”

Yavaş dön be hoca efendi. Ümmet yetişemiyor…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *