Kaygı Bozukluğu


Kaygı bozukluğu yaşayan insanlar sürekli olarak bir problem çıkacakmış gibi panik halinde olurlar.

Ayak sallama, tırnak yeme, dişleri sıkma, dudak ısırma, yüze dokunma,  mide ve diğer kaslardaki kasılmalar  bize birşeylerin yolunda olmadığına dair sinyaller verirler. Genel olarak bunların nedenlerini anlamak yerine ilaç, alkol  ve uyuşturucu kullanmaya, yani geçiştirici eylemlere başvururuz. Amacımız, bir an önce daha iyi hissetmek.

Yalnız kalmaktan korkar, birilerine ihtiyaç duyarız çünkü sorunlarla yüzleşmektense kaçmayı tercih ederiz. Belirtmek isterim ki bazı sorunlar çözümsüzdür, bazıları için ise yeterli vakite ihtiyaç vardır.

Boyumuz kısa ise bunu çözme imkanımız yok ama sorun kilomuz ise gereken çabayı harcayarak bu sorunun üzerinden gelebiliriz. Fakat, genel olarak minimum enerji ile birşeyleri elde etmek istiyoruz. Bu yönümüzü hedef alan birçok reklam sloganı mevcut.

“Oturarak kilo ver! Uyuyarak İngilizce öğren! Az çalış çok kazan!

Kişisel gelişim kitapları ve motivasyon konuşmalarının etkisi ise kısa süre içerisinde kaybolur. Pazartesi başlayan diyetler çarbaşmba günü biter. Senelik ödenen spor salonlarına iki haftadan sonra gidilmez.

Benzer durumları kendim de yaşadım fakat kendimi bu döngüden kurtardım. Bu konuyu Meditasyon’a Neden İhtiyaç Duydum? isimli yazımda ele aldım.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *