İnsan Olma Psikolojisi


Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini bilirdim fakat nedense piramidin en alt basamakları akılmda kalmıştı.

Özetle söylemem gerekirse, bir insanın sağlıklı düşünebilmesi, daha insani davranabilmesi için öncelikle temel ihtiyaçlarını gidermesi gerektiğini biliyordum. Kitabın da bu ihtiyaçları ele alacağını zannederken, piramidin üst tarafına ağırlık vermesi beni şaşırtmıştı. Çünkü, Maslow  bir psikoloji profesörü olarak mental sağlık ve insanın potansiyeli üzerinde duruyordu. Özellikle de kendini gerçekleştirmek. Bu gibi kavramlara daha ziyade kişisel gelişim kitaplarında rastlardım.

Kendini gerçekleştirememek bir problem fakat bunun eksikliğini hissetmeden ölüp giden insanların sayısı hayli fazla. Bu yüzden de lüks bir ihtiyaç olup,  piramidin en üstündeydi.

Diğer yandan çoğu psikoloji bakış açısı rahatsızlık veren, yaşamı zorlaştıran şeyleri problem olarak görür fakat Maslow’un bunda da normalden farklı görüşleri vardı.

Acaba suçluluk duygumuzu yenmemiz gerekiyor mu? Varsyalım ki güçlerinizi dengelediniz ve artık uyumlusunuz. Evet denge ve uyumluluk acıyı azalattığı için iyi olabilir; ama belki de daha yüce bir ideale doğru ilerlemenizi engellediği için kötüdür.

İnsan Olmanın Psikolojisi s.12 – Abraham Maslow

Auschwitz ya da Dachau’daki Naziler arasında hangileri sağlıklıydı? Vicdan azabı çekenler mi yoksa vicdanı rahat, temiz, mutlu olanlar mı? Tam anlamıyla insan olan bir kişinin o durumda çatışma, azap, depresyon, öfke yaşamaması mükün müdür?

İnsan Olmanın Psikolojisi s.13- Abraham Maslow

Son olarak, soyut bilgi ve dil üzerine söylediği birkaç cümleyi de paylaşmak isterim.

Dünyayı bütünüyle tanımlamak istiyorsak bilişin dil öncesinde ve anlatılamaz olan, eğretilemelere, birincil süreçlere, somut deneyimlere , sezgilere dayanan estetik biçimlerine de yer açmamız gerekiyor, çünkü gerçekliğin başka şekilde bilinemeyecek yönleri de bulunmaktadır. Bu durum bilimde bile geçerlidir. Yaratıcılığın usdışı kökenleri olduğunu, dilin bütün gerçekliği betimlemede yetersiz kalmak zorunda olduğunu, her soyut kavramın gerçekliğin büyük bir bölümünü dışladığını ve “bilgi” olarak adlandırdığımız ( ve genellikle çokça soyut, sözel olan ve kesin tanımlara dayanan) şeyin soyutlamanın tümüyle kapsamadığı gerçekliğin büyük bir bölümünü bizim için kavranılamaz kıldığını artık biliyoruz. Diğer bir deyişle, bu bazı şeyleri daha iyi görmemizi sağlarken, diğerlerini daha az görmemize yol açıyor. Soyut bilginin yararı olduğu kadar, sakıncaları da vardır.

İnsan Olmanın Psikolojisi s.222- Abraham Maslow



Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *