İçimdeki Korkak


Tarih boyunca sürekli olarak kahramanlara ihtiyaç duymuş, ideal insanlar yaratmışız. Diğer insanlarda olmayan şeylerin onlarda var olduğuna inanmış, nasıl korkusuz ve cesur olduklarına dair hikayeleri nesiller boyu anlatmışız.Bu geleneğimizi farklı bir şekilde devam ettiriyoruz aslında. Bir pilotun uçağı indirirken korkabileceği veya bir doktorun ameliyat sırasında paniğe kapılabileceği pek aklımıza gelmez. Büyük bir sorun ortaya çıkana kadar onların da insan olduğunu unuturuz.

Neden korkusuzluğu takıntı haline getirdik?

Gezegendeki büyük avcıların çoğu muhteşem yaratıklar; milyonlarca yıl süren hâkimiyetleri sayesinde kendilerine olağanüstü derecede güveniyorlar. Sapiens ise adeta bir muz cumhuriyetinin diktatörü gibi. Daha yakın zamana kadar savandaki orta hâili yaratıklar olduğumuz için hâlâ korku ve endişelerle doluyuz…

Yuval Noah Harari – Sapiens s.24

Korkmak sandığımız kadar kötü birşey mi? Korkusuz olsaydık genlerimizi devam ettirebilir miydik?

Bir korku oyunu olan Resident Evil 7’yi onarken de kendimde entresan bir şey farkettim. Oyunun sloganı şöyleydi: “Korkuyu bildiğinizi mi sanıyorsunuz?” İş sonrası eve geldiğimde stres atmak için oynamak istediğim oyunun gerginlik seviyemi arttırdığını farkettim. 1 ay kadar hiç oynamadım. Bir süre sonra da bu durumun absürtlüğünü farkedip oyunla beraber korkunun tadını çıkarmaya karar verdim.

Açıkçası korkmayı sevdiğim zamanlar var. Özellikle bungee jumping vb. adrenalin yüklü aktiviteler yaparken. İnsanlar dışarıdan izlerken cesur olduğumu düşünebilir fakat aslında yaptığım korkmanın keyfini çıkarmak.

Değişik durumlarda kendimi gözlemek için saatimin nabız ölçelerini açık tutarım. Oyunun gergin fakat odağımın yüksek olduğu bir an nabızımın dinlenme nabızımın altına düştüğünü farkettim. Normal olmadığını biliyordum. Bir doktor arkadaşım da saatin hata payından bahsetti fakat bunu birkaç defa gözlemledim.

Açık olmak gerekirse bunun ile ilgili internette herhangi bir örneğe rastlamadım. Normal olarak oyunlardaki korku ve gerginliğin nabzı yükselttiğine dair birçok araştırma mevcut. (bknz. https://heyyouvideogame.com/how-do-video-games-affect-your-heart-rate/)

Fakat ben de vücudumundaki sakinliğe şahit olmuştum. Bir şeye odaklanmak, beynimin günlük hayatta arka planda sürekli boğuştuğu korku, kaygı, bastırılmışlık, savunma, kızgınlık, kırgınlık gibi duygulara daha az enerji harcamasını sağlamış olabilir.



Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *